Kozmetik Ürün Pazarlamada Yükselen Bir Değer Olarak E – Ticaret
1. GİRİŞ
2. DÜNYADAKİ KOZMETİK SEKTÖRÜNÜN GENEL PROFİLİ
2.1. Kozmetik Kullanımının Kısa Bir Tarihçesi
2.2. Kozmetik Sektörünün Geldiği Nokta
3. E – TİCARETE GENEL BİR BAKIŞ
3.1. E – Ticaret Nedir?
1. GİRİŞ
Önce yazılı, daha sonra sözlü ve görsele ulaşan iletişim olgusu, elektronik uygulamalara erişmekle birlikte büyük bir aşama katetmiştir. 1991 yılında 3 milyondan az sayıda kullanıcıya sahip olan internet, 1999 yılına gelindiğinde 250 milyon, günümüzde ise 1.5 milyarı aşan kullanıcı profiline ulaşmıştır. Bilgi ve iletişim alanındaki inanılmaz değişimler hayatın her alanında olduğu gibi iş yaşamı ve ekonomik faaliyetlerle ilgili alanların uygulamalarında da yeni düzenlemeleri ve kavramları beraberinde getirmiştir. Gelişen yeni teknolojiye uygun hale getirilen ticaret ve ekonomik faaliyetleri isimlendirmek için elektronik ticaret (e – ticaret) kavramı kullanılmaya başlanmıştır. E – ticaret çeşitli ürünlerin ve hizmetlerin internet üzerinden alınıp satılmasını kolaylaştırmaktadır. E – ticaretin sağladığı bu ticari ortamdan pay alan sektörlerden birisi de kozmetik ürün sektörüdür. Türkiye’de ve dünyada dış görünüşün gittikçe önem kazanması ile birlikte güzellik kültürü piyasayı etkilemekte ve bu da kozmetik ürün talebini arttırmaktadır. Günümüzün hızlı yaşam koşullarında, en kısa sürede en kaliteli ve en uygun fiyatlı ürünlere ulaşmanın yolu da internetten geçmekte; bu sayede kozmetik ürünlerin pazarlanmasında e-ticaret önemli bir konuma yerleşmektedir.
“Kozmetik Ürün Pazarlamada Yükselen Bir Değer Olarak E – Ticaret” adlı proje giriş ve sonuç bölümleriyle birlikte beş bölümde incelenecektir. İkinci bölüm: “Dünyadaki Kozmetik Sektörünün Genel Profili”; üçüncü bölüm: “E – Ticarete Genel Bir Bakış”; dördüncü bölüm “Kozmetik Ürünler ve E – Ticaret İlişkisi” adları ile anılmakta ve her bölüm de kendi arasında alt başlıklara ayrılmaktadır.
2. DÜNYADAKİ KOZMETİK SEKTÖRÜNÜN GENEL PROFİLİ
2.1. Kozmetik Kullanımının Kısa Bir Tarihçesi
Kozmetik ürün kullanımının insanlığın tarihi kadar eski dönemlere uzanmasına rağmen kozmetik sektörünün bugünkü anlamda büyümeye başlaması 20. yüzyıl başlarına rastlamaktadır. Bu dönemde gazete ve dergilerde kadınları kozmetik ürün kullanımına özendirmek adına çeşitli yazılar çıkmaya başlamıştır. Daha sonra sinemanın ortaya çıkışı, bayan oyuncuların kozmetik ürünler ile yüzlerine renk vermesi, kadınların bu ürünlere olan ilgisini arttırmış ve kozmetik endüstrisi yeni bir döneme girmiştir. Hollywood’da makyaj sanatçısı olan Max Factor ise, o dönemlerde çok çeşitli ürünlerle kozmetik endüstrisine katkıda bulunan isimlerden birisidir. Onun ürünleri, film teknolojisindeki gelişmelerin sonucudur; çünkü renkli filmlerde istenen etkilerin yaratılabilmesi için oyunculara farklı makyajlar yapılması gerekmedir. Moda olarak başlayan kozmetik ürün kullanımı, 1970’lerden sonra seksi görünüm kazanmak için bir araç olarak görülmeye başlanmıştır.
Türkiye’de bilimsel anlamda sektörel faaliyet 1900’lü yıllarda Osmanlı Devletinin son döneminde özellikle yurtdışında eczacılık ve kimya eğitimi gören girişimci kişilerin Türkiye’de eczacılık faaliyetlerinin yanı sıra kendi ürettikleri el ve cilt bakım kremlerini piyasaya sürmeleriyle başlamıştır. (Maden, 2009)
2. 2. Kozmetik Sektörünün Geldiği Nokta
2004’te dünya kozmetik ve kişisel bakım ürünleri ticareti 77 milyar dolar civarında gerçekleşmiştir. Bu büyük pastanın % 39’unu güzellik, makyaj ve cilt bakım ürünleri oluşturmaktadır. Bugün dünya kozmetik pazarının büyüklüğü 250 milyar dolar civarındadır. Türkiye’de ise kozmetik pazarı sadece 2 milyar dolar büyüklüğe sahiptir ve %80 i yabancı markaların kontrolü altındadır. Dünyanın en büyük kozmetik ve kişisel bakım ürünleri ihracatçı ve ithalatçı ülkeleri AB ülkeleridir. Avrupa’da kişi başına düşen kozmetik harcaması 150 dolar iken bu rakam Türkiye’de 30 dolar civarındadır. Ancak batı dünyasında genç nüfusun azalması, Türkiye’de ise artması sebebiyle yakın gelecekte Türkiye’de kişi başına düşen kozmetik harcamasının hızla artacağı öngörülmektedir.
3. E – TİCARETE GENEL BİR BAKIŞ
3.1. E – Ticaret Nedir?
Bilgi teknolojilerindeki gelişmelerden sonra ortaya çıkan e-ticaret geleneksel ticaretin internet ortamına uyarlanarak modernize edilmesi olarak düşünülse de, onun kendine has uygulama ve esasları ile geleneksel ticaretten ayrıldığı unutulmamalıdır. Geleneksel ticaretin aksine, e – ticaret ile küresel piyasalara girmek daha kolaydır ve dünyanın heryerinden insanlarla kolaylıkla ticaret yapılabilinir. E – ticaret: internet bağlantıları üzerinden bilgilerin, servislerin ve ürünlerin alım, satım ya da değişim süreçlerini içeren işlemlerdir. (Turban,2002:5) E – ticarette interneti destekleyen unsurlar: telefon, faks, televizyon, intranet, wap ve uydu alıcıları olarak belirlenebilir. E-ticaret çalışmalarının başlatılmasındaki ana hedefler şu başlıklar altında ele alınabilmektedir:
- İşletmenin çalışma hayatına devam edebilmesini sağlamak
- Yeni gelir kaynakları elde etmek
- Pazar payını arttırmak
- Maliyetleri düşürmek
- Ürün ve servis için kullanılan süreyi kısaltmak
- Tedarik zincirini geliştirmek
- Global erişilebilir olmak
- Müşteri hizmetlerini ve iletişimi kolaylaştırmak
- Hizmet kalitesini yükseltmek
- Müşteri sürekliliğini sağlamak (Dolanbay, 2000: 33)
3.2. E – Ticaretin Türleri
E – ticaret işleminin birçok türü olsa da burada ençok kullanılan dört tanesi ele alınacaktır. E-ticaret türleri şunlardır:
· Firmalar arası e- ticaret (B2B)
B2B e-ticaret, firmalar arasındaki – tedarikçiye sipariş verme, ödeme yapma ve fatura kesme gibi – iş süreçlerinin elektronik ortamda gerçekleşmesidir. B2B e-ticarete dünyadaki en büyük örnek Alibaba.com’dur. Dünyanın en büyük ekonomilerinden bir olan Çin’in dünya piyasalarına açılması adına kurulmuş olan bu site, geçtiğimiz yıl içinde 20 milyonu aşkın kişiye hizmet sunmuştur. Dünyanın neresinde olursa olsun firmalar bu tür sitelerde toplu ve perakende ürünleri en uygun fiyata, kolaylıkla bulabilmektedirler.
· Firma ve tüketici arası e – ticaret (B2C)
Firmadan müşteriye yönelik e-ticaret genellikle ticari kurumların sanal mağazalar aracılığı ile müşterilere sunduğu pazarlama ve satış hizmetleridir. Bu konuda dünyadaki en büyük örnek Amazon.com’dur. Forrester Research’ün bir araştırması internet üzerinden yapılan perakende satışların (B2C) 1999 yılında 20 milyar USD, yani, toplam perakende satışların %0.2’si olarak gerçekleştiğini ortaya koymaktadır. Yapılan projeksiyonlar B2C’nin perakende satışlar içindeki payının 2000 yılında %0.4’e ve 2002’de %1’lere ulaşacağını göstermektedir. Son bir kaç senede katlanarak artan elektronik ticaret hacmi yapılan tahminlerin hiç de abartılı olmadığını hissettirmektedir. (Ceylan, 2009)
· Firma ve kamu kurumu arası e – ticaret (B2G)
Kamu kurumları ve firmalar arasındaki e – ticaret elektronik ağlar üzerinden yapılan ticareti ve diğer faaliyetleri kapsamaktadır. B2G e – ticaret türünde firmalar satıcı, kamu kuruluşları alıcı durumundadır. Örneğin bir kamu kuruluşu herhangi bir ihtiyacını karşılamak için internette ihalelerini yayınlar ve en uygun fiyat teklifi veren firma ile ticaret yapar. Kamu kurumları bu sayede zamandan tasarruf ederek en uygun fiyat teklifi ile ihtiyaçlarını karşılamış olurlar.
· Tüketiciler arası e – ticaret (C2C)
Tüketiciden tüketiciye yani C2C e – ticaret, tüketicilerin güvenilir web sitelerinde bir araya gelerek kredi kartı ya da havale yöntemi ile satış yapmalarıdır. Bu tarz sitelere dünyadaki en büyük örnek ebay.com, Türkiye’de ise gittigidiyor.com’dur. Tüketiciler bu web sitelerine üye olduktan sonra hem ürün satın alabilmekte hem de satış yapabilmektedir.
3.3 E – Ticaretin Gelişim Süreci
İnternet 1960’ların sonunda bulunmasına rağmen, e –ticaret şirketler tarafından 1990’ların başlarında kullanılmaya başlanmıştır. E – ticaretin gelişimi internet ile paralel şekilde yürümektedir. Bu yüzden e – ticaretin gelişimini anlayabilmek için internet kullanıcı artışlarını incelemekte yarar vardır.
Tablo – 1 OECD’de ülkelerinde internet abonelerinin yıllara göre artışı.

Kaynak: OECD, The Future of Internet Economy: A Statistical Profile, 20
2006 yılında OECD ülkelerinde 309 milyon internet abonesi bulunmaktadır. Bu rakam 6 yılda 2 katına çıkmıştır.
Tablo – 2 İnternet Kullanıcılarının Dünya Üzerindeki Dağılımı

Kaynak: Internet World Stats
30 Haziran 2009/ Dünyada 1, 668, 870, 408 internet kullanıcısı olduğu tespit edilmiştir.
30 Eylül 2009/ Dünyada 1,733, 993, 741 internet kullanıcısı olduğu tespit edilmiştir.
Tablo 1 ve 2’de görüldüğü gibi dünya üzerinde internet kullancı sayısı her geçen gün biraz daha artmaktadır. İnternet sayesinde insanlar birbirleri ile sınır tanımaksızın iletişime geçebilmekte, kişisel zevklerine uygun sitelere girip, ihtiyaç duyduğu bilgilere ulaşabilmekte ve rahatça alışveriş yapabilmektedirler. İnternet kullanıcılarının sayısındaki hızlı artış, iletişim kolaylığı, daha çok insana ulaşabilme imkanı ve maliyetin düşük olması gibi internetin sağladığı birçok avantaj şirketlerin e – ticaret ortamına girmesini kaçınılmaz hale getirmiştir. Şirketler daha önceleri radyo ve televizyon gibi iletişim araçlarını kullanarak reklam verirlerken, günümüzde ilerleyen teknoloji ile birlikte reklam ve pazarlama işleri internet üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Her an alışveriş yapabilme imkanı, istenilen markanın sınır tanımaksızın bulunabilmesi, fiyat karşılaştırması yapılarak en uygun fiyatlı ürüne ulaşılabilmesi ve zamandan tasarruf etme gibi birçok avantajı dolayısıyla, internet üzerinden alışveriş yapma oranı gittikçe yükselmektedir.
Tablo – 3 İnternet üzerinden alışveriş yapan kişilerin ülkelere göre dağılımları

Kaynak: OECD, The Future of Internet Economy: A Statistical Profile, 2008
Tablo – 3’te görüldüğü gibi OECD ülkelerinde yaşayan insanlar % 25’lik bir ortalama ile 2007 yılında internet üzerinden ürün veya hizmetleri satın almış ya da sipariş etmiştir. Japonya’da internet üzerinden alışveriş yapan yetişkinlerin oranı bütün yetişkinlerin yarısını aşmıştır.
2006 ve 2008 yılları arasında internet üzerinden en az 1 ürün satın alan Avrupa Birliği tüketicilerinin oranı %27’den %33’e yükselmiştir. Geçen yıl ingiltere, Fransa ve Almanya’da internet kullanıcılarının %50’den fazlası internetten alışveriş yapmıştır. 2008 yılında İskandinav ülkelerinde (İsveç, Norveç, Danimarka, Finlandiya, İzlanda) internet kullanıcılarının %91’inin internetten alışveriş yaptığı tespit edilmiştir.
Edinilen bilgilere göre, bilgisayar ve internet kullanımındaki artışa paralel olarak, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de internet üzerinden alışveriş yıldan yıla büyük oranda artış göstermektedir. 2007 yılında kredi kartıyla internet sitelerinden yapılan alışverişlerin,5,5 milyar YTL’yi geçtiği bildirilmektedir. Bankalararası Kart Merkezinin (BKM) verilerine göre, Türkiye’de 2006 yılında, sayıları 20 bine yaklaşan sanal POS’lar aracılığıyla 21 milyon 688 bin 37 işlem yapılırken, 2007′de işlem sayısı yüzde 150 oranında artarak, 54 milyon 145 bin 804′e çıkmıştır.
Aynı verilere göre, kullanıcılar 2006′da bu işlemsel sonucu 2 milyar 412 milyon 680 bin YTL’lik alışveriş yaparken, 2007′de harcanan tutar yüzde 130 artmış ve 5 milyar 537 milyon 170 bin YTL’ye yükselmiştir.
Türkiye’de e – ticaret Pazar hacminin hızla büyüyerek 2010 yılında gayrisafi yurtiçi hasılanın % 12.3’üne ulaşacağı öngörülmektedir. (Yeşil, 2008:15)
4. KOZMETİK ÜRÜNLER VE E – TİCARET İLİŞKİSİ
Kozmetik ürünler üç farklı dikey pazar yapısında pazarlanmaktadır. Bunlar: toplu pazarlama, prestij pazarlama ve doğrudan satıştır. Prestij pazarlama “üst uç” bulunan markaların belirli mağazalarda pazarlanmasıdır. Clinique, Estee Lauder, Prescriptives, Origins, Chanel ve Lancome prestij markalar arasındadır. Toplu pazarlama markalarının geniş dağıtım alanları mevcuttur. CVS ve Walgreens gibi büyük eczaneler, K – Mart ve Wal – Mart gibi büyük marketlerde L’Oreal, Maybelline ve Revlon gibi toplu pazar markalarını görmek mümkündür.
Son kategori olan doğrudan satış da herhangi mağazaya bağlı kalmaksızın herhangi bir yerde direkt satış gücünü içermektedir. Bu satış yöntemini uygulayan en önemli markalar Avon ve Mary Kay’dir. (Marino, 2009)
Kozmetik endüstrisine yeni giren ve en hızlı büyüyen dağıtım kanalı olan internet bütün bu pazarlama kanallarını büyük ölçüde etkilemiştir. Günümüzün hızlı yaşam koşullarında, en kısa sürede en kaliteli ve en uygun fiyatlı ürünlere ulaşmanın yolu internetten geçmekte; bu sayede kozmetik ürünlerin pazarlanmasında e – ticaret önemli bir konuma yerleşmektedir. Kozmetik ürünlerin satışı için hazırlanan sanal mağazalarda birçok toplu pazarlama markası rahatlıkla bulunabilmektedir.
4.1. Kadınlar Neden İnternetten Alışveriş Yapmayı Tercih Ederler ?
Kadınların birçoğu mağazaları gezerek, özellikle parfüm gibi kozmetik ürünlerini koklayarak ve onlara dokunarak alışveriş yapmayı tercih etmektedirler. Bunula birlikte kozmetik ürün pazarlamasında internet diğer küçük dağıtım kanallarına göre oldukça hızlı ilerlemektedir. Tablo 4’te görüldüğü gibi internet kullanımının yoğun olduğu Amerika’da internet üzerinden kozmetik ürün araştırması yapan kadınların sayısında artış gözlenmektedir.
Tablo – 4: Amerika’da sağlık ve güzellik ürünlerini internet üzerinden araştıranlar – Aralık 2007

Kadınlar ortalama yılda 86$ internetten kozmetik ürünler satın almaya harcamakta ve bu rakam her yıl artarak devam etmektedir. (NPD) L’ Oreal, ekonomik krizde bile 10 kadından 9’unun kozmetik ürün harcamalarının azalmadığını belirtmektedir.
Eğer kadınlar internetten alışveriş yapmayı mağazalara tercih ediyorlar ise bunun bazı nedenleri vardır. Bu nedenlerin iyi bir şekilde anlaşılması kozmetik ürün pazarlayan websitelerinin başarıya ulaşmasında oldukça faydalı olacaktır. Kadınlar için internetten alışveriş yapmanın avantajları şunlardır:
Tablo – 5 Kadınlar Alışveriş Yapmak için Neden Geleneksel Mağazalar Yerine İnterneti Tercih Ediyor?

Kaynak
Pastore, 2000,NPD Online Research)
· Zamandan tasarruf etmek
Günümüzün hızlı yaşam koşullarında özellikle de çalışan bayanlar için zamandan tasarruf etmek oldukça önemlidir. İnternet üzerinden günün herhangi bir saatinde 10 dakika içinde birçok sanal mağazada dolaşıp aradığı ürünü bulabilme imkanı, geleneksel mağazalar karşısında sanal mağazaları oldukça avantajlı bir konuma getirmektedir.
· Daha İyi seçenekler bulmak
Gün geçtikçe artan kullanıcı sayısı ile büyük bir pazar haline dönüşen internet, bol ürün seçeneği ile tüketicilerin rahatlıkla aradıklarını bulmasına katkı sağlamaktadır.
· Satıcı ile muhattap olmamak
Bazı kadınlar çeşitli nedenlerden dolayı (örneğin fazla kiloları) geleneksel mağazalara gidip satıcılar ile muhattap olmak istememektedir. İnternet ortamı kadınlara rahat alışveriş olanağı sunmaktadır. Bazı sanal mağazaların geri iade olanağı sağlaması internetten alışveriş yapmayı cazip hale getiren unsurlardandır.
NPD’nin yaptığı araştırmalara göre internetten alışveriş yapan kadınlar çoğunlukla kozmetik malzemelerine ödeme yapmakta ve her geçen yıl bir önceki yıla göre daha pahalı markalara ve ürünlere yönelmektedir. Gaz fiyatlarının gittikçe yükselmesi de e– ticaret üzerine olumlu bir etki yapmış; tüketiciler araba kullanarak alışveriş merkezlerine gitmek yerine, internetten alışveriş yapmayı tercih etmeye başlamıştır. (NPD Reports, 2009)
4.2. E – Ticaretin Dezavantajları
E – ticaretin sağladığı avantajların yanında, bazı zayıf tarafları da vardır. Görerek, dokunarak ve deneyerek alışveriş yapma alışkanlığı ve isteği e-ticaretin dezavantajlarından biridir. Özellikle kozmetik ürünleri koklama isteği internetten alışveriş yapmanın önünde bir engel yaratmaktadır. Bu sebeple deneyerek alamadığı ürün için aklında soru işaretleri olan bir müşterinin memnuniyeti için iade koşulları açık bir şekilde düzenlenmelidir. Geri iade konusunda olumsuz görüşler belirtilmesi tüketiciyi ürünü almaktan vazgeçirecektir.
Ürünlerin satış ve pazarlamasının yapıldığı sanal mağazaların karışık olması, aranılan bilgiye rahatlıkla ulaşılamaması da internetten alışveriş yapmayı engelleyebilir. Tüketiciler interneti, hızlı ve rahat bir şekilde amaçlarına ulaştıkları için tercih etmektedir. Bu sebeple müşteri memnuniyeti adına websitelerinin kolay kullanılabilir olmasına, ürünler hakkındaki bilgilerin ve resimlerin yeterince açıklayıcı olmasına dikkat etmek gerekir.
İnternetten alışveriş yapmayı zorlaştıran noktalardan birisi de güvenlik problemidir. Birçok tüketici internetten alışveriş yaparken kredi kartı bilgilerinin kopyalanacağından endişe etmektedir. Tüketicinin şüphelerini yok etmek adına gerekli önlemlerin alınması ve onları ikna edici bir açıklamada bulunulması etkili olabilir.
4.3. Kozmetik Ürün Pazarlamada Kadın Vücudunun Belirleyiciliği
Kozmetik endüstrisi yılda 40milyon dolar ile 50 milyon dolar arasında satış yapılan büyük bir endüstridir. Şık ambalajlar ve 2 milyon dolarlık reklam ile güzellik endüstrisi tüketicileri kolaylıkla etkileyerek onların korkularını kara dönüştürmektedir. (Chura, 2006) Kozmetik endüstrisi bir anlamda kadınların sorunlarına çözüm getirerek onların kendilerini daha iyi hissetmesini ve kendilerine olan güvenlerinin gelmesini sağladığı için büyük bir önem taşımaktadır. Bu sebeple kozmetik ürünler ile ilgili araştırmaları inceleyerek kadınların istek ve korkularını iyi bilmek gerekmektedir.
- Kadınların % 55’i güzellik ürünleri satın almanın onların stresini azaltıp rahatlattığını belirtmektedir.
- Kadınların % 25’i alışveriş yaparak güzellik trendlerini ve ürünlerini takip ettiklerini belirtmektedir.
- Kadınların % 65’i yeni güzellik ürünleri almanın kendilerini mutlu ettiğini
belirtmektedir.
- Kadinlarin % 42’si kendilerini daha genç gösterecek ürünleri satın almak istediklerini belirtmektedir.
- Kadınlar daha genç göründüklerinde kendilerini daha iyi hissetmektedirler. (Beyer, 2006)
Günümüz reklamlarında cinsiyete göre kalıplaşmış roller tanımlamaktadır. Amerikan toplumu gibi % 98’inin evinde en az bir televizyon olan ortalama haftada 30 saati televizyon karşısında geçen toplumlar üzerinde televizyon gerçekten çok etkin bir rol oynamaktadır. Reklamların kadinların toplumdaki konumlarına hoş bir rol yüklediği söylenemez. Genellikle erkeğe kendine güveni olan, egemen, bir rol verilirken, seksüel bir obje olarak görülen kadına, pasif bir karakter ile erkeği etkileme rolü verilmektedir. Kozmetik ürünlerin reklamı ve pazarlanmasında yeni bir dağıtım kanalı olan internette de durum farklı değildir. İnternet sayesinde küçülen dünyada, güzellik kültürü neredeyse bütün toplumları etkilemekte ve kozmetik endüstrisi bundan büyük rant sağlamaktadır. Kadinların belirli ürünleri kullanarak daha genç ve güzel görünüp, egemen konumdaki erkeği etkileyebileceği imajı verilmektedir.
Konu daha genç ve güzel görünmek olunca, tüketiciler daha iyi içeriğe sahip ürünlere para vermekten çekinmemektedir. Ürünün içeriğini anlamak uzmanlık gerektirdiğinden bu andan itibaren kullanıcılar pazarlamacının yönlendirmesine bakmaktadır.
Reklam faaliyetlerinde kadınların ne istediği belirlenmekte ve buna uygun bir mesaj verilmektedir. Elektronik ortamda kadınların belirli ürünleri kullanıp memnun kaldığı başarı hikâyeleri, ürünü kullandıktan önceki ve sonraki durum fotoğrafları ile kadinlar etkilenmeye çalışılmaktadır.
4.4. Kozmetik Ürün Pazarlamada Hedef Kitle
Kozmetik ürünler kadınların vazgeçemediği, lüks tüketime giren kişisel bakım ürünleridir. Bu sebeple genel olarak alışveriş yapmak orta ve üst sınıfa hitap eden bir durumdur. Son yıllarda teknolojinin ilerlemesi ile birlikte internetten alışveriş yapmak popüler olsa da, bundan hala üst ve orta sınıf istifade edebilmektedir. İnternetten alışveriş yapabilmek için bir bilgisayar, internet aboneliği, banka hesabı ve kredi kartı gerekmektedir. Ayrıca internetten alışveriş yapan kadınların geneli yüksek eğitimlidir.
Amerika’da baby boomers olarak adlandırılan 38 ve 56 yaş arasındaki kadınlar internetten en fazla alışveriş yapan yaş grubudur. 2000 yılında bu gruba giren kadınların online olarak kıyafet için ortalama 850$ ,kişisel bakım ürünleri için 682$ harcama yaptıkları belirlenmiştir. Kozmetik endüstrisi de maddi bağımsızlığını eline almış bu zengin ve yaşlı grubu hedef kitle olarak belirlemektedir. (Deirdre, 2002)
5. SONUÇ
Bilişim teknolojilerindeki hızlı ilerleme insanların sınır tanımaksızın birbirleri ile iletişime girebilmesi, toplumların sosyal, ekonomik, kültürel birçok özelliğinin değişmesine neden olmaktadır. Artık geleneksel olan birçok şey değişime uğrarken, girişimcilerin önüne değişik fırsatlar da çıkmaktadır. İnternet kullanımının yaygınlaşması ile geleneksel ticaret internet ortamına aktarılmış ve elektronik ticaret devri başlamıştır. İnternet ile dünya üzerinde milyonlarca insana ulaşabilme imkanı, elektronik ticareti geleneksel ticaretten ayıran en büyük özelliktir. İnternet büyük bir pastadır ve kozmetik endüstrisi de bu pastadan pay alan sektörlerden birisidir. İnternet, kozmetik endüstrisinin en yeni ve en hızlı dağıtım kanalıdır. Şehirleşmenin ve dış görünüşe verilen önemin artması ile birlikte kişisel bakım ürünlerinin kullanımı da yaygınlaşmaktadır. Kadınlar daha güzel ve genç görünmek adına kozmetik ürün kullanımından vazgeçememektedir. Milyonlarca ürün seçeneğine oturdukları yerden ulaşabilme imkanı, kadınları internetten alışveriş yapmaya yöneltmektedir. Zamandan tasarruf etmek, istenilen marka ve kalitede ürünü rahatlıkla bulabilmek, ürünün kapıya kadar gelmesi, bazı sanal mağazaların uyguladığı ücretsiz kargo ve uygun geri iade koşulları ile her geçen gün daha fazla kadın e – ticaret arenasına girmekte ve kozmetik ürünlerin pazarlanmasında e-ticaret giderek yükselen bir değere kavuşmaktadır.


